YILANA SU VERMEK

Türkmen Yörük konar göçer atalarımız bir yerde kervanı yıkıp çadırları kurduğu konakladığı zaman kamp yerine yakın bir yerde derhal bir kuyu eşerlerdi. Su çıkana göllenene dek kazıldığı için malum, kuyu derin olur. Daha sonra iple kova vs sarkıtılarak su çekilir. Tabi herhangi bir insan da hayvan da inip çıkamaz, içine düşen bir hayvan orada boğulur kalır ve suyu murdar ederdi.

Bundan sebep bilhassa yılanlar suyu keşfedip içmek için uğrayacagından, içine düşüp de zehirlemesin veya pis etmesin, ve dolanıp kıvrılarak kolayca inip su içip çıkabilsinler diye uzunca bir çatallı dal kesilip budanır, kuyuya sarkıtılır veya saplanırmış..

Bu hadiseye göçebeler kısaca “Yılana su vermek” derler..

Böylece hem “hayvan”cağızlar su rahmetinden istifade ettirilmiş olurdu, hem de suya düşüp leş olup murdar etmelerinin önü alınmış olurdu..

Çok merhametli ve hikmetli bir fiil..

Fakat bu deyimin böyle hakiki fiziksel cihetinden başka; bir de mecazî psikolojik ciheti vardır. O manada da yeri gelince kullanırız..

Bazen içimizde dışımızda, çevremizde, yılan gibi insanlar olabiliyor. Dinde “Münafık” diye tarif edilen muzır tipler..

Resulullah Aleyhisselam ve Ashab Radıyallahuanhum nasıl ki münafıklar hakkında ayık olmakla birlikte, onlara bazı insanî muamelelerde bulunur ve farkında oldukları bazı nifakları için sanki farkında değilmiş gibi davranıyor, nifaklarını meymenetsiz yüzlerine vurmuyor, tabiri caiz ise, bu köpeklerin önüne kemik atıp yemliyor idi ise; ki, daha fazla pislik yapmasın ve ümmete zarar vermesinler, ve de belki kalpleri yumuşar imana da gelirler diye; aynı şekilde biz de öylesi akrep yılan tipleri bazen idare etmeliyiz..

Zira malum, bir yılan yüzünden koca oba huzursuz oluyor. Koca kuyu zehirleniyor murdar oluyor bazı.. Bazen bir çok güzel insanın olduğu bir yerde, bakıyorsunuz bir iki tane yılan yüzünden tüm o mekan menfur bir yere dönüşebiliyor..

Şu farkla ki; mudahane haramdır, mudara mubah.. Yani yağcılık yardakçılık haramdır, idare etmek bunun gibi değildir..

Ayetteki, KÖTÜ TUZAK SAHİBİNE DOLANIR sözüne itikad ve itimad eder, içimizde ve dışımızdaki yılanları Kahhar ve Hayrul Makirîn (Hile yapanların tuzak kuranların en hayırlısı ve galib geleni) olan Allah Teâlâ’ya havale etmekle birlikte;

MÜ’MİN AYNI DELİKTEN İKİ KERE ISIRILMAZ Hadisine binaen de Biiznillah tedbiri de elden bırakmayız..

Tarihçi-Psikolog /Levent Akıncı

İlginizi çekebilecek konu başlıkları

Pisikoterapi

Ey sâlik-i târik irşâd olmaya Serencâm-ı Kıtmir bile kâfidir Rahmet-i Rahmân’la dîlş…