Kategoriler
Güncel

Çare nedir?


Salgın, deprem, sel, yangın vs her afette, her ekonomik krizde, ve her toplumsal hadisede fırsat bu fırsat diyerek doğrusuyla yanlışıyla medyada ve sosyal medyada haber olarak ne bulursa malzeme yapıp iktidar eleştirisi yapanlar; ve bunlara, sizi de gördük evvelce, diyerek sürekli iktidarı ve ihya ettiklerini aklayan cevaplar yetiştirenler vs, herkes şunu bilmelidir ki; bir şekilde hepsi aynı. Bu günküler de aynı, evvelkiler de, daha evvelkiler de..

Kul uydurması kurallarla ve Şirk içinde oldukça hepsi birdir özünde. Hakk’a dönmedikçe huzur olmaz. Çare ne peki? Çare;

*Beldelere tayin ettiği idarecilerden vazife yerlerine giderlerken ve dönüşlerinde “Mal varlık beyanı” isteyen ve bu hususta sıkı denetim yapan ve benzer şekilde daha nice ibretlik işe imza atan Âdil Raşid Halife Hazreti Ömer bin Hattab Radiyallahuanh’ın;

*Bazı gayri müslimler cizye vergisinden kurtulmak için müslüman oldular diyerek niyet okuyuculuğuna yeltenen ve muhtedilerden tekrar cizye alalım diyen valisini, halifesi makamında bulunduğu yüce elçiyi hatırlatarak “Allah Teâlâ Muhammed Aleyhisselâmı İslam’a davet edici olarak gönderdi, vergi memuru olarak göndermedi!” diyerek tersleyen Emevî Halife Hazreti Ömer bin Abdulaziz Rahimehullah’ın;

*Seneler boyunca Medine sokaklarında geceleri fakirlere çuvalla erzak dağıtan, ve kapıları çalıp erzak bırakıp kaybolan, ve kim olduğu hiç bir zaman bilinemeyen, ta ki bir gece kapılar çalınmayıp sabahında da Ali Zeynelabidin vefat etti diye ağlama seslerini duyunca ancak kim olduğunu anladıkları, ve gassal naaşını yıkarken sırtında çuval izleri sonucu oluşmuş koca bir yaralı nasır görüldüğü o Hazreti İmam Zeynelabidin Rahimehullah’ın;

*Akıncılarının, yeniçerilerinin ve sipahilerinin sefer ve operasyon zamanlarında geçtikleri ülke ve beldelerde kendi paralarıyla ve halkların rızasıyla alışveriş yapmaları ve en ufak bir yağma ve zorbalığın olmaması için beylerine paşalarına kadılarına fermanlar gönderen, sıkı sıkıya tenbih ve ikazlarda ihtarlarda bulunan ve varsa yaşanmış herhangi bir zulüm, derhâl ahalinin zararının tazmin edilmesini ve suçluların cezalandırılmasını emreden Halife Sultan Süleyman Rahmetullahialeyh’in;

*Yolsuzluk yapan Vezirine, yoksa canından başından mı usandın?! Reayayı fukarayı gözedesin.. Diyerek ihtar eden. Veya ehil olmayan kişileri koruculuk vazifesine getirdiğini duyduğu Yeniçeri ağasını ihtar eden ve hattı humayunda, seni en en doğrarım, diyen. Halka zulüm eden Halep Beylerbeyine; azlolursun sanma, zulmü ettikten sonra azille yırtamazsın, canın gider.. Ve Allah zalimi sevmez. Diyen ve gerektiğinde de adalet uğruna can yakan Halife Sultan 4. Murâd Rahmetullahialeyh’in;

Tabi olduğu Hukuk ve Ahlâk..

İşte tek çare o Şeriat nizamıdır.. 


Levent AKINCI