Kategoriler
Güncel

Peygamberler Doğru Söylemişler

“Şöyle derler: Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.” (Yasin 52)

Yasin Suresi’ndeki bu ayette diriliş anı tasvir ediliyor ve kâfirlerin son ve ebedi pişmanlığı haber veriliyor.

Allah’a ve ahirete ve resullerine ve tüm iman esaslarına iman eden ve küfrün şirkin tuğyânın kötülüğün her çeşidini reddeden biri, dağlar kadar günahı olsa dahi akibet ebedi felaha erer biiznillah.

Ben eğriyim ben yanlışım ben cahilim, ben kendi nefsine zulmeden bir zalimim diyerek istiğfar edip, Allah’ın kelâmı ve şeriatı hükümleri doğrudur iyidir güzeldir, Allah âdil ve hakimdir kerimdir diyen ve şirk koşmadan halisâne iman eden kişi nihayetinde kurtulur ve ebedi huzura sonsuz sevince kavuşur. İstiğfar, tevbe ve itiraf Âdemî bir haslettir.

Bir de ben eğriyim demeyi kibrine yediremeyip dini eğriltmeye çalışan tahrifçiler ve reddeden, isyan eden, Allah’a haşa zulüm haksızlık isnad eden ve ebedi helaka sürüklenenler var. Kibir, küstahlık ve inâd Şeytânî bir haslettir.

Nice “Şehvet”e uymuş tevbekâr gelip geçmiştir ki, Allah karşısında aczini fakrını ve hatasını günahını itiraf ve istiğfar ettiği için akibette rahmete gark olmuş hatta velâyete erişenler olmuştur da, nice “Şöhret” kurbanları da olmuştur ki kibr u inâd ile bir küfrün peşine düşmüş ve ahirinde helak olmuşlardır..

Hidayet ve Dalalet.. Meyhaneden Malcolm X’lerin Cevher Dudayev’lerin Eric Breininger’lerin; tekkeden fakülteden de Ramazan Kadirov’ların Cüppeli Ahmet’lerin Mustafa İslamoğlu’ların çıktığını da görüyoruz zaman zaman.

Gülistanda ısırganlar
Bataklıkta güller açar
Akıncı bu fitne çağı
Bir devir ki şaştık nâçar

Yaprak dökülür gibi çürüyor gidiyor İslamcı birileri. Hafizanallah. Gün geçmiyor ki birilerinin irtidatını duymayalım. Kimi ateist kimi deist kimi kemalist kimi şamanist kimi zerdüşti kimi başka küfrlere düşüyor. Bazen hızlı bir harici veya tekfirci, bazen hızlı bir eski radikal, bazen bir sofi, bazen bir ilahiyatçı, bazısı ünlü bazısı ünsüz niceleri..

Kiminin sebebi vesilesi veya bahanesi yaşadığı bir travma, kiminin bahanesi şahit olduğu kötü örnekler, din istismarcıları, kimininki sözde fikri felsefi şüpheleri, kimininki bu yolun çetin bir yol olduğu korkusu, kimi evlenemediği için, kimi kendini tipsiz bulduğu için, kimi fakir olduğu için, kimi bir ailesi olmadığı için kimi de ailesinin şımarığı olduğu arpası fazla geldiği için.. vs

“Ateizm ve sebepleri” başlıklı yazımda ve benzer yazılarımda da belirttiğim gibi; Ateizm ve diğer ideolojilere düçar olup “İrtidat” edenlerde aslında ekseriyetle “Kadere isyan” küfrü var arka planda asıl küfr olarak. Ve eski mahallesine karşı bir “Kin ve İntikam” hissi hakim. Buna mukabil yeni mahallesine yaranmak ve kabul görmek için eskiye “Saldırı” görülüyor çoğunda. Bir çoğu da “Bırakın bizi hayvan gibi rastgele yaşayalım” demeyi sözde felsefi kılıflar ile kamufle ediyor. Çünkü irtidat ettikten sonraki yaşam şekli bunu işaret ediyor. Neymiş karın ağrısı, kısa sürede gözlemleniyor. Ve “Akrep” gibi kişiliği ile güya islam üzereyken bile çevresinin nefretini üzerine çeken marazlı garazlı nifaklı, kişilik bozukluğu olan tipler irtidat edince bilhassa; içindeki o nifak nihayetinde irtidat olarak intişar ediyor patlama yapıyor, batnını zahire kusuyor sanki..

Marazlıysa nefsi kulun
Yahşi dersin yaman olur
Şâkisidir hep hak yolun
Ot gelmiştir saman olur

Akrep nere gitse muzır
Bırakmaz hiç halkta huzur
Cümle nasta arar kusur
İbni Selul fettân olur

Ne alim ne talebedir
Her daim bir hîlededir
Geri dursa Salebe’dir
Öne çıksa Kuzman olur

Amon olur Bel’am olur
Karun olur Hâmân olur
Fırsat bulsa Fir’avn olur
Zulüm ile azman olur

Akıncı gel sığın O’na
Düşmeyesin mala şana
Kibir ile yol alana
Tevfik kalkar hızlân olur

Mürted olanlara dikkat ettiğimizde bazılarının kadimden beri çeşitli psikolojik rahatsızlıkları olduğunu, bazılarının manik depresif tarzı bir dengesizlik halinde, veya megalomanik hezeyanlara sahip yahut narsist, ve bazen de antisosyal kişilik bozukluğu dedikleri türden sıkıntılara sahip kimseler olduklarını görüyoruz.

Ve çoğunun dini cihetten de münafıklıķ marazlarına sahip olduklarını, mesela genellikle fikir fahişesi olduklarını, sık sık eş dost ıhvan çevre değiştirdiklerini görmek mümkündür. Sürekli fikir ve çevre değişikliği akrep gibi olan karakterin birer neticesi sanki.. Yani önce minare çalınıyor sonra felsefi laf salatalarıyla kılıf hazırlanıyor..

İblis’in sırf kibr ve hased sebebiyle emre asi olup, sonra da tabiri caizse kalbinde çaldığı bu minareye aklıyla kılıf bahane uydurup mantığa bürümeye çalışıp, ‘benim aslım ateş, onunki toprak’ demesinde gördüğümüz gibi..

Yani mürtedlerin pek çoğunun zaten islam üzereyken de sahih ve salih bir itikat fikir ve mizac üzere olmadıkları görülüyor..

Mesela çeşitli kabz-bast hallerini, manik-depresif git gellerini dini bir kılıfa bürüdüklerini, veya bu hastalıklarını fikirlerine yansıttıklarını görmek mümkün. Mesela keyifli iken mürcie meyus iken harici bir hüviyete bürünüyorlar bazıları. Nefsi hevası için dini ve onun ahkâmını istismar eden birileri, nihayetinde bir gün de duyuyoruz ki irtidat etmiş..

Velhasıl. Gerek atadan dededen öteden beri kâfir olanlara asli kafirlere gerekse sonradan dinden çıkmış mürtedlere; cümle küffara hatırlatmamız: bir gün “Peygamberler doğru söylemiş” diyeceğinizi unutmayın..

Ve bu hakikati ya imân edip bu âlemde itiraf edeceksiniz ya ayetin haber verdiği gibi ötede.. Yemin ederim.

Ey sâlik-i târik, irşâd olmaya,
Serencâm-ı Kıtmir bile kâfidir.
Rahmet-i Rahmân’la dilşâd olmaya,
Hüreyre’ye nazar kıl, Hak Şâfi’dir.

Tabi, şunu da demeden geçemeyeceğim; bu şiirimiz öncelikli olarak Hak yoldaki veyâ onu arayan sâliklere hitab ediyor, sâlikleri sömüren marazlı sülüklere ve yoldan dönen omurgasız mürted solucanlara yılanlara değil..

Solucan demişken.. Bazen, adeta, güzel bir kelebek olur bu tırtıl diyerek kendisini idare ettiğimiz birilerinin özünde solucan hatta bazılarının koynumuzda yılan oldukları ortaya çıkıyor. Allah hidayet etsin, hidayeti mukadder olmayanları da tez vakitte zelil ve kahretsin, ümmeti şerlerinden korusun. Bizleri de öyle olmaktan muhafaza buyurup istikamet ve istikrar nasib eylesin. Amin.

Levent AKINCI